Meroddi Galata Mansion'ın adresini tarif ederken "Serdar-ı Ekrem Caddesi" deriz. Ama binamız yapıldığında bu caddenin adı başkaydı: Yazıcı Sokak. Ve o eski ad, semtin bugün pek hatırlanmayan bir mesleğinin izini taşır.
Matbaaların sokağı
On dokuzuncu yüzyıl Galata'sında bu sokak, litografi matbaalarının — taş baskı atölyelerinin — adresiydi. Haritalar, ilanlar, ticari evraklar, etiketler bu atölyelerde basılır; sokak sabahtan akşama mürekkep ve kâğıt kokardı. Halk da sokağı yaptığı işle adlandırdı: Yazıcı. Galata'da sokak adları böyledir — Tımarcı atların tımarından, Otçu otlatmadan, Yazıcı ise yazıdan gelir. Bu semtte tabelalar, eski iş kollarının mezar taşları gibidir; ama neyse ki neşeli cinsinden.
Habitation Yazıcı: konağımızın ilk adı
Binamız, 1890'ların başında bu sokağın 47 numarasında yükseldi ve dönemin kayıtlarına Mansion / Habitation Yazıcı — Yazıcı Konağı — olarak geçti. Fransız mimari etkisi taşıyan yapı, dönemin tipik hikâyesinin parçasıydı: yangın riskli ahşap konaklardan kagir apartman dairelerine geçen Osmanlı orta sınıfının ilk apartman deneyimlerinden biri. Konak düzeninden gelen aileler burada, o güne dek yalnızca Avrupa şehirlerinde görülen bir hayatı denedi: aynı çatı altında ayrı daireler, ortak merdiven, kapı komşuluğu.
İyi komşuların sokağı
Yazıcı Sokak, sıradan bir sokak değildi; on dokuzuncu yüzyıl sonunda İstanbul'un en yüksek ve en büyük apartmanları burada sıralanıyordu. Hemen yakında Belçikalı banker Helbig ailesinin yaptırdığı, bugün Doğan Apartmanı adıyla bilinen görkemli avlulu yapı vardı; çevrede Zellich, Vasiliadis, Camondo ve Zarif apartmanları yükseliyordu. Bir sokakta bankerler, matbaacılar ve şehrin yeni orta sınıfı — Galata'nın kozmopolit altın çağı, en yoğun hâliyle burada yaşanıyordu.
Yeni ad: bir başkomutanın unvanı
Zamanla matbaalar taşındı ve sokak, Kırım Savaşı'nın efsanevi başkomutanının unvanıyla yeniden adlandırıldı: Serdar-ı Ekrem. O unvanın sahibi Ömer Lütfi Lattas Paşa'nın hikâyesini ayrıca anlattık — giriş katımızdaki kafe de adını ondan alır. Böylece binamız, iki ismin kesişiminde durur: kapısında caddenin yeni adı, kimliğinde sokağın eski mesleği.
Bugün Galata Mansion'da konaklayan misafirlerimize önerimiz şu: sabah kahvenizi alıp caddede kısa bir yürüyüş yapın. Doğan Apartmanı'nın avlusuna göz atın, vitrinlerin üstündeki eski cephelere bakın. Yürüdüğünüz her adımda iki sokak birden gezersiniz — bugünün Serdar-ı Ekrem'i ve hâlâ mürekkep kokan hayaletiyle Yazıcı.
Bu hikâyenin içinde konaklamak için: Meroddi Galata Mansion →


