Her gün adını andığımız semtin isminin nereden geldiğini soranların sayısı az değil. Cevap tek değil — ve işin güzel tarafı da bu. Galata'nın adı için birbirinden farklı, her biri kendi tarihçisi tarafından savunulan rivayetler var. Hepsi de semtin ne kadar çok katmanlı olduğunu anlatıyor.
Rivayet 1: Süt
En sevilen açıklama, Yunanca süt anlamına gelen "gala" kelimesine dayanır. Bu görüşe göre bölge, ilk yerleşim zamanlarında süthaneleriyle biliniyordu. Evliya Çelebi de Seyahatname'sinde bu görüşü destekler: anlattığına göre buranın zemini yeşillik ve havası hoş olduğu için sağmal koyun ve sığırlar burada otlatılır, sütleri sağılıp krala götürülürmüş. Lezzetli süt bu verimli topraktan çıktığı için de semte "Galata" denmiş.
Yani bugün Galata Kulesi'nin çevresinde kahve içtiğiniz o dik sokaklar, bir zamanlar hayvan otlatılan yeşil yamaçlardı.
Rivayet 2: İncirlik
İkinci rivayet daha eskiye gider. Semtin Galata'dan önceki adının Sycae olduğu ve bu ismin Yunanca'da "incirlik" anlamına geldiği pek çok kaynakta geçer. Yedinci yüzyıla kadar Sycae olarak bilinen bölge, yalnızca bugünkü Galata'yı değil Haliç çevresini de kapsayacak genişlikteydi. Bizans İmparatoru I. Justinian buradaki tiyatroyu, surları ve kiliseyi restore ettikten sonra bölgeye kendi adını verdi: Justinianopolis. Ama imparator ölünce şehir eski adına döndü — halkın diline yerleşen isimler, imparatorların koyduklarından uzun ömürlü olur.
Rivayet 3: Otuz dört muhafız
Üçüncü bir rivayet, adı doğrudan insanlara bağlar. Bu anlatıya göre bölgede bir hamam, kilise, değirmen, tiyatro ve haneler vardı; bunları koruyan otuz dört muhafıza Collegiatos deniyordu ve bu isim zamanla Galata'ya dönüştü. Dördüncü bir yorum ise adı, Türkçede Galatlar olarak anılan Kelt kökenli kavimden getirir.
Peki ya "Pera"?
Galata'nın adı tartışmalıdır ama komşusunun adı gayet sade: Pera, Yunanca "karşı yaka" demektir. Cenevizliler kendilerini Magnifica Communita di Peyra — Büyük Pera Cemaati — olarak adlandırıyordu. Galata yukarı doğru genişledikçe üst kısım Pera olarak anıldı, kule ve surların olduğu aşağı kısım Galata olarak kaldı. Bugün pek çok haritada bu iki ad birbirinin yerine kullanılır; Meroddi otellerinin bulunduğu bölge de tam bu iki dünyanın kesiştiği yerdedir.
Hangisi doğru?
Muhtemelen hiçbiri tek başına değil. Şehir isimleri, arşiv belgelerinden çok halkın ağzında şekillenir; bir rivayet diğerini besler, biri unutulur, biri yerleşir. Galata'nın adı da böyle bir kolektif hafızanın ürünü — sütün, incirin ve muhafızların yedi yüzyıl boyunca birbirine karıştığı bir hikâye.
Biz de adımızı bu semtin en eski yazılı taşından aldık. Çünkü burada isimler tesadüf değildir; hep bir hikâyenin kısaltılmış hâlidir.
Kaynak: "Barnathan Apartmanları" (Çiğdem Oğuz, Nar Yatırım, 2016). Galata'nın kalbinde konaklamak için: Meroddi Otelleri →


